Teknoloji Neslinin Neden Doğa Terapisine İhtiyacı Var?

0
2502

Chocorua Dağı’nın zirvesine giden sarp yolları tırmanırken güneş yavaş yavaş batıyordu. Hedeflediğimiz zamandan daha geç varmıştık buraya, ama diğer iki rehberle birlikte sekiz ergenden oluşan ekibimizi zirveye güvenli bir şekilde ulaştırabileceğimizden ve karanlıkta kamp yerimize geri dönebileceğimizden emindik.

Yola devam ederken, formdan düşmüş, tişörtü terden ıslanmış ve yüzünde acı dolu bir ifadeyle yürüyen 13 yaşındaki John’u fark ettim. Her adımda nefesi daha da ağırlaşıyordu. Akranlarının oldukça gerisinde kalmıştı. Zirveye sadece 800 metrenin kaldığı bir yol ayrımına geldiğimizde 20 kiloluk çantasının yüküyle kendini yere bıraktı. “Bunu daha fazla yapamayacağım,” dedi. “Daha fazla devam edemem.”

Ekibin geri kalanı yola devam etmek için onayımızı beklemek üzere yakın bir yerde oturarak  beklemeye başladı. En sevdikleri bilgisayar oyunları ve sosyal medyada popüler olan videolar hakkında çene çalarken, buraya gelmeden önce cep telefonlarının ellerinden alınmasının verdiği hayal kırıklığını dile getirdiler.

Teknoloji bağımlılığına yönelik bir doğa okulu

Tüm ekip arkadaşları gibi John da depresyon, anksiyete ve telefon bağımlılığıyla mücadele ediyor. Ailesi onu Summit Achievement (Zirve Başarısı) programına – benim rehber olarak çalıştığım bir doğa terapisi programı – yazdırmadan önce John, kendi odasına kapanıp saatler boyunca Fortnite oynayan, Snapchat’ler gönderen ve Instagram’da dolaşan bir çocuktu. John’un ortaokula gitmek ve arkadaşlarıyla ve ailesiyle zaman geçirmek gibi günlük sorumluluklarını yerine getirmesi en sonunda o kadar seyrekleşmişti ki, ebeveynleri onu bizim programımıza yazdırmaya karar verdi. Teknoloji bağımlılığı, madde bağımlılığı ve duygusal regülasyon gibi sorunlara yönelik olan bu program, doğa gezileri ile doktor ziyaretlerini birleştiriyor.

Summit Achievement, 13 ila 20 yaş arası gençler için 1990’lardan beri terapötik bir doğa okulu olarak hizmet verse de, özellikle son dönemde teknoloji bağımlılığıyla mücadele eden gençlerin akınına uğramış durumda. Ebeveynler artık çok küçük yaşlardan itibaren çocuklarının ellerine akıllı telefon veriyor. Tıpkı madde bağımlılığında olduğu gibi ergenler, beyinleri henüz tam olarak gelişmeden düzenli olarak teknolojiyi kullanmaya başladıklarında bağımlı olmaya daha meyilli oluyorlar.

Teknoloji, tıpkı kumar gibi, belli davranışların zevkle ödüllendirildiği “süreç bağımlılığı” için bir risk olarak görülüyor. İnsanlar günlük hayatlarını aksatacak şekilde bu ödüle geri dönmeye sabitlenebiliyor. “Bu gözle bakarsak,” diyor Summit Achievement’ın kurucusu ve yazar Will White, “teknoloji bağımlılığının günümüz toplumunda kol gezdiğini söyleyebiliriz.”

Dünya Sağlık Örgütü “oyun bağımlılığını” hastalık ilan etti

Teknolojiye bağımlı olmak akıl sağlığı sorunlarıyla da ilişkilendiriliyor. 2018 yılında San Francisco Üniversitesi araştırmacıları, 135 öğrenciye akıllı telefon kullanımları ve bunun akıl sağlıkları üzerindeki etkisi hakkında bir anket yaptı. Araştırmacılar ekran zamanının artan yalnızlık, anksiyete ve depresyon ile ilişkili olduğunu buldular. Bir başka araştırmada 15 ve 16 yaşındaki çocuklarla yapılan anket sonucunda sık sosyal medya kullanımı ile DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) belirtileri arasında belirgin bir bağlantı bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü, “oyun bozukluğunun” (bilgisayar oyunu bağımlılığı) bir hastalık ve akıl sağlığı sorunu olduğunu açıkladı. “Oyun bozukluğu” teşhisi koyulan bir bireyin hayatında bilgisayar oyunları, (en az son 12 aylık bir dönem içinde) diğer günlük aktivitelerden öncelikli bir hale geliyor ve hayatın önemli yönlerini – sosyal, kişisel, aile, eğitim ve mesleki – negatif bir şekilde etkiliyor. Mevcut tanım sadece oyunu kapsasa da, bu tanıma sosyal medya kullanımı gibi teknoloji bağımlılığının diğer türlerinin de ekleneceği söyleniyor. Uzmanlar ise bu modern bağımlılığın ve etkilerinin tedavisinin arayışı içindeler.

Doğa, stres hormonu olan kortizolü azaltıyor

İşte bu noktada doğa devreye giriyor. Açık havada zaman geçirmenin faydalarının bilimsel olarak da kanıtlandığını biliyoruz artık. Örneğin 2016 yılında Deby Üniversitesi tarafından yapılan Doğada 30 Gün isimli araştırmada, 12,400 katılımcıdan bir ay boyunca her gün doğayla haşır neşir olmaları istendi. Elde edilen sonuçlar, doğanın fiziksel sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya çıkardı. Doğa hiper tansiyonu, solunum ve kardiyovasküler rahatsızlıkları azaltırken ruh halini düzeltiyor ve kaygıyı düşürüyordu. “Orman Banyosu” Japonya’da giderek popülerleşirken, Amerika’da bazı doktorlar hastalara doğada zaman geçirmeyi reçete etmeye başladı.

Fiziksel aktivitenin ve açık havada zaman geçirmenin eksikliği, vücudun temel stres hormonu olan kortizol seviyeleri üzerinde belirgin bir etki yaratıyor. “Kaygılı olduğunuzda ve hareketsiz kaldığınızda kortizol artar,” diyor klinik hekim Jill Jerome. “İşte teknoloji buna katkı sağlıyor. Sosyal medyadayken, birinin sizden daha güzel bir hayatı olduğu için, yeterince ilgi görmediğiniz için ya da çok fazla ilgi gördüğünüz için kaygı duymaya başlayabilirsiniz. Bu, kortizolünüzün artmaya başladığı andır. Bunu yakacak bir yol bulamadığınızda, daha da kaygılanırsınız. Dışarı çıkıp hareket ederseniz, yakmaya başlarsınız.”

Teknoloji bağımlısı çocuklar yıldızların altında uyuyor

Doğa terapisi, teknolojinin cazibesini ortadan kaldırarak, hareketi artırarak ve doğanın iyileştirici gücünü sunarak bu yan etkilerin üstesinden gelmeyi amaçlıyor. Doğa terapisi programları tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı. DEHB, depresyon, anksiyete ve teknoloji bağımlılığı gibi sorunlar yaşayan gençler haftalarca (6 ila 10 hafta) yıldızların altında uyuyup doğanın içinde rehberlerle yürüyüşler yaparken bir taraftan da doktorlarla çalışıyorlar.

Bu program sayesinde çocuklar akıllı telefonları ve bilgisayar oyunları olmadan nasıl yaşayacaklarını öğrenerek zaman geçiriyorlar. Aynı zamanda kendi kendine yetmeyi, kaygılarla yüzleşmeyi, depresyon ve DEHB ile baş etmeyi, özgüven geliştirmeyi ve akranlarıyla sosyalleşmeyi öğreniyorlar. Doktorlar, ailelerle de terapi seansları yapıyor.

Yeni öğrencilerin genellikle yüzlerinde karamsar bir ifadeyle bize geldiklerini görürüm. Tıpkı John gibi çoğu evlerinin konforundan çok nadir vazgeçen, hayatlarının en önemli parçası haline gelen teknolojiye erişimlerinin olmadığı bir hayatı hiç bilmeyen ve açık havada hiç uyumamış çocuklar oluyor. Bu yüzden ilk haftalar zor geçiyor.

Instagram’dan başka hiçbir yerde göremeyeceğini düşündüğün bir manzaraya bakmak

Yeni öğrenciler genellikle akranlarıyla etkileşime geçme becerilerinden yoksun oldukları için ve çok güvendikleri akıllı telefonlarına ve bilgisayar oyunlarına sığınamadıkları için ilk başlarda kendi başlarına kalıyorlar. Program ilerledikçe kabullenme, kendini adama, sorumluluk alma, inisiyatif alma, empati ve dönüşüm gibi konulara odaklanmaya başlıyorlar. Aynı zamanda çadır kurma, doğada yönünü bulma ve kamp ocağında yemek yapma gibi beceriler de öğreniyorlar.

Öğrencilerin, daha önce hayal bile edemedikleri durumların içinden başarıyla çıkmak için – rehberlerin ve doktorların yardımıyla – nasıl sağlıklı baş etme mekanizmaları keşfettiklerini izliyorum her seferinde. Programın sonuna geldiklerinde, ekibin daha yeni üyelerini yüreklendirecek, onlara yeni beceriler öğretecek ve duygusal destek sağlayacak özgüveni kazanmış oluyorlar.

O gün John ile Chocorua Dağı’nda 20 dakika boyunca, zorluklarla baş etmek için kullandığımız nefes egzersizini yaptık. Bir süre sonra tepeye doğru yola çıkmak için hazırdık. En sonunda Chocorua Dağı’nın en tepe noktasına ulaştığımızda bir grup çocuktan oluşan ekibimizde sevinç çığlıkları atılmaya başladı. Gün batımını izlerken herkes birbirini ve John’u tebrik ediyordu.

Bu John’un ilk zirvesiydi. Evinden zorla kopup geldikten haftalar sonra Instagram’dan başka hiçbir yerde göremeyeceğini düşündüğü bir manzaraya bakıyordu.

 

Bu yazı AİLEMLE GEZİYORUM tarafından desteklenmektedir.

Instagram: @ailemlegeziyorum

 

Kaynak: https://www.outsideonline.com/2336521/why-tech-generation-needs-wilderness-therapy?fbclid=IwAR2BDOR7hotnMQnbS_xCPD1_SDcGHBlfWcWCPdXS_MRk2TlCbLkrUJKBHd4

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here