TRENDLER

'Ultra Güvenli' Oyun Parkları Çocuklarımızı Ne Kadar Geliştiriyor?

Görüntülenme 533

0
'Ultra Güvenli' Oyun Parkları Çocuklarımızı Ne Kadar Geliştiriyor?

Kamp yerimizin göl kenarında oturmuş kitap okurken, 9 ve 6 yaşındaki çocuklarım koşarak yanıma geldi.

“Anne” diye bağırdı büyük kızım. “Oyun parkında neler yaptığımızı gelip görmen gerekiyor!”

“Evet” diye bağırdı küçük olan. “Çok sıkıldık. Biz de salıncakları ve diğer şeyleri kullanmak için kendimize göre yollar bulduk.”

Kızlarımın bir tünel kaydırağa tırmanmalarını (dışından!) izlerken, şunu zihnime not ettim: Bugün oldukça standart olan oyun parkı aletleri kızlarım için yeterince zorlu ve heyecan verici değildi.

Oyun parkları yıllar içinde köklü bir şekilde değişti. Çoğu geçmiş yıllardaki oyun parklarının sunduğu duyusal ve motor zorlukların aynısını artık sunmuyor. Yıllar içinde artan sorumluluk ve güvenlik kaygıları nedeniyle çocukken tepemizde duran metal oyun parkı aletleri yerini parlak renkli ultra güvenli alternatiflerine bıraktı.

Basit atlı karıncaları ve tahteravallileri kaldırdık. Salıncakların boyu kısaldı ve kaydıraklar ve tırmanma yapıları şaşırtıcı bir şekilde yere yakınlaştı. Çocuklar artık oyun parkı aletleri üzerinde çok daha küçük yaşlarda uzmanlaşıyorlar. Park aletleri, çocuklara artık yaşlarına uygun bir zorluk sunmamaya başladığında, çocuklar da plastik oyun aletlerinden kolayca sıkılıyorlar ve ilgilerini kaybediyorlar. Ya da daha da kötüsü, onları asla amaçlanmayan yollarla kullanmaya başlıyorlar. Bu da durumu günümüz standartlarına göre güvensiz hale getiriyor.

Ancak bu, çocuklara uygun düzeylerde bir zorluk sunmaktan ve çocukların riske girmelerine izin vermekten çok daha derin bir problem.

Oyun parkı aletlerini değiştirmek, çocukların düzenli olarak dışarıdan aldıkları “duyusal girdi” miktarını artırır. Bir düşünün. Konu gerçekten okulda öğrendiğiniz temel fizik derslerine kadar gider. Eğer salıncakların ve kaydırakların uzunluğunu kısaltırsanız, çocuklar doğal olarak çok daha az duyusal girdi alacaklardır. Biz duyusal bütünleme terapistleri buna spesifik olarak vestibüler (denge) girdi diyoruz.

Çocukların günlük olarak seri, değişken ve giderek hızlanan hareketlere ihtiyacı var. Havalara kadar salıncakta sallanmaya, büyük tepelerden aşağıya kızakla kaymaya, sadece eğlence için dönüp durmaya ve hatta tırmanma barlarından aşağı doğru kafa üstü sarkmaya… Bu tür hareketler, büyümekte olan çocuk için çok yararlı ve geliştiricidir. Bizim deyişimizle ise terapötik. Dikkati ve okula hazır olmayı destekler. Çocukların hareket fırsatları; açık havada yetersiz oyun zamanı, artık zorlamayan oyun parkı aletleri ya da masada oturarak geçirilen aşırı zaman nedeniyle kronik bir şekilde kısıtlandığında ya da sınırlandırıldığında, çocuklarda genellikle duyusal ve motor beceriler, beden farkındalığı, kendini regüle etme (kendini sakinleştirme) ve en basitinden sınıfta odaklanma ile ilgili problemler görmeye başlıyoruz.

İster inanın ister inanmayın, 1960’ların ve 1970’lerin metal oyun parkı aletleri çocuklar için çok daha yararlı ve geliştiriciydi. Bunun en güzel örneklerinden birisi oyun parklarındaki basit atlı karıncalardır. Ben çocukken bu atlı karıncalara bayılırdım. Ne müthiş bir heyecandı! Dönüp dönüp dururken yandaki demirlere tutunduğumuzu, son saniyede atlı karıncaya atladığımızı, sadece atlı karıncanın sağlayabileceği heyecan ve eğlence hissini yaşarken nasıl sımsıkı tutunduğumuzu hatırlıyorum. Bir terapist olarak atlı karıncanın, oyun parkı aletleri arasında şimdiye dek icat edilen en güçlü geliştirici alet olduğunu düşünüyorum.

Duyusal bütünleme terapistleri olarak tedaviler esnasında merkezkaç kuvveti (yine fizik!) yaratmak için özel aletler ve salıncaklar kullanırız. Bu aletler, bir çocuğun atlı karıncaya bindiğinde yaşayacağı deneyimlere çok benzer şeyler yaşatmak içindir. Bunu; iç kulakta bulunan vestibüler (denge) sistem aktivasyonunu maksimize etmek, çocuklarda kendini regüle etmeyi güçlendirmek ve ellerindeki çalışmaya sürekli dikkatlerini vermelerini sağlamak için yaparız. Bu çok güçlü bir araçtır ve eğer düzenli bir şekilde yapılırsa çocuğun denge duygusunu güçlendirir ve zamanla dikkat sürelerini geliştirir.

Öğretmenlerden sürekli olarak sınıfta dikkatin bir sorun olduğunu duyuyorum. Bir keresinde bir ilkokul öğretmeni bana, 22 öğrencisinden yaklaşık 8’inin normal bir günde dikkatle ilgili zorluk yaşadığını söylemişti. Tecrübeli öğretmenler de çocukların okuldaki sıralardan düşmelerinden, duvarlara çarparak koşmalarından ve genel olarak bundan 30 yıl öncesinden çok daha sakar olduklarından şikayet ediyor. Eğer atlı karıncalar dikkati ve daha iyi bir beden farkındalığını geliştirecek türde duyusal girdiler sağlıyorsa, o zaman oyun parklarından atlı karıncaları kaldırmanın gerçekten iyi bir fikir olup olmadığını merak etmemizin zamanı geldi bence.

Atlı karıncaların, tahteravallilerin, yüksek salıncakların ve kaydırakların hepsi de çocukların güçlü denge sistemleri oluşturmalarına yardım eder. Bize kendi “merkezimizi” verirler ve boşlukta güvenli bir şekilde hareket etmemizi sağlarlar. Bunları ortadan kaldırarak, çocukların ayaklarının üzerine sağlam basmalarını sağlayan ve onları öğrenmeye hazırlayan duyusal girdilere maruz kalmalarını kısıtlarız. Eğer amacımız çocuklarımızın “hiç zarar” görmemelerini sağlamaksa, oyun parkı aletleri üzerine tekrar düşünmemiz gerekiyor. Büyümeyi zorlayan, harekete geçiren ve beyni öğrenmeye hazırlayan oyun aletlerini çocuklarımıza sunmaya tekrar başlamalıyız.

Artık geçmişin heyecan uyandıran oyun parkı aletlerini geri getirmeliyiz. Eğer gerçekten çocuklarımızın iyiliğini düşünüyorsak yapmamız gereken şey tam da budur.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/news/answer-sheet/wp/2015/11/29/rethinking-ultra-safe-playgrounds-why-its-time-to-bring-back-thrill-provoking-equipment-for-kids/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!